HİKÂYEMİZ

Londra'da kurulan bir sofranın, Kapadokya'daki kayaya dönüşü.

Hikâyemiz
Otelin restorasyon öncesi kaya koridorları, Uçhisar.

Misya, bir otelden önce bir sofraydı. Yıllarca Londra'da Anadolu'nun tariflerini anlatmaya çalıştık; sonra o tarifleri doğdukları toprağa geri getirmek istedik.

Misya adı, Anadolu'nun antik yol haritalarında geçen bir bölgenin adından geliyor. Bizim için ise bir yer adından çok, bir tavrın adı: acele etmeyen, gösterişe ihtiyaç duymayan, malzemesine ve misafirine saygı duyan bir konukseverlik anlayışı.

Yolculuk 2015'te Welwyn Garden City'de başladı. Küçük bir mutfakta, büyükannelerimizin tariflerini not defterlerinden çıkarıp menüye taşıdık. Ardından Londra'da Misya Restaurant açıldı ve aynı sofra anlayışı daha geniş bir çevreye ulaştı.

Yıllar içinde tekrar eden bir soruyla karşılaştık: bu lezzetlerin geldiği yer nasıl bir yer? Cevabı anlatmak yerine göstermeye karar verdik. Uçhisar'da, yüzyıllardır kullanılan bir kaya yerleşiminin içinde Misya Cave Hotel böyle doğdu.

Restorasyon boyunca tek bir kural koyduk: kayaya biz karar vermeyecektik, kaya bize karar verdirecekti. Oda planları oyuğun biçimine göre çizildi, hiçbir duvar yeni bir hat için kırılmadı. Bu yüzden odalarımızın hiçbiri diğerinin aynı değil.

Bugün Misya Cave Hotel, Londra'daki iki kardeş markasıyla aynı mutfak anlayışını paylaşıyor. Sofradan başlayan hikâye, artık misafirlerini kendi topraklarında ağırlıyor.

2015

Misya'nın ilk sofrası Welwyn Garden City'de kuruldu.

ÜÇ MARKA

Welwyn, Londra ve Kapadokya — aynı mutfak anlayışının üç durağı.

TEK KURAL

Kayaya biz değil, kaya bize karar verdirdi.

Kapadokya'da geçireceğiniz günleri birlikte planlayalım. Sorularınız için bize yazın ya da doğrudan tarih bırakın.

MÜSAİTLİK Kapadokya'daki odanızı ayırtın
2 gece